VDI vs DaaS vs RDS: Hangisi Daha İyi? | 2026 Rehberi

VDI, DaaS ve RDS arasındaki farkları maliyet, performans, güvenlik ve yönetim açısından karşılaştırın. İşletmeniz için en doğru uzak erişim modelini seçin.

VDI vs DaaS vs RDS: Hangisi Daha İyi? | 2026 Rehberi

 

Bir şirket uzaktan çalışma altyapısı kurmaya karar verdiğinde genellikle üç kavramla karşılaşır:

VDI

DaaS

ve

RDS

Üçü de çalışanların uzaktaki Windows masaüstlerine veya uygulamalara erişmesini sağlayabilir.

Ancak arka planda çalışma şekilleri birbirinden oldukça farklıdır.

Bir modelde her kullanıcı için ayrı bir sanal bilgisayar oluşturulur.

Başka bir modelde bu sanal masaüstü altyapısı bir bulut sağlayıcısı tarafından hizmet olarak sunulur.

RDS tarafında ise çok sayıda kullanıcı aynı Windows Server altyapısı üzerinde birbirinden ayrılmış oturumlarda çalışabilir.

Microsoft da RDS'yi merkezi Windows masaüstleri ve uygulamalarını kullanıcılara sunabilen, hem session-based hem de belirli VDI senaryolarını destekleyen bir Windows Server altyapısı olarak tanımlıyor.

Dolayısıyla doğru sorunun:

“Hangisi en iyi teknoloji?”

olması yerine:

“Bizim kullanıcılarımız gerçekten neye ihtiyaç duyuyor?”

olması gerekir.

VDI Nedir?

VDI, yani Virtual Desktop Infrastructure, kullanıcıların merkezi bir veri merkezi veya sanallaştırma altyapısı üzerinde çalışan sanal Windows bilgisayarlarına bağlanmasını sağlayan bir mimaridir.

En basit haliyle şöyle düşünebiliriz:

Fiziksel bilgisayar:

1 kullanıcı ← 1 PC

VDI:

1 kullanıcı ← 1 sanal PC

Örneğin şirketinizde 100 kullanıcı bulunuyor.

VDI mimarisinde bu çalışanlar için Windows istemci işletim sistemlerinin çalıştığı sanal makineler veya bir VM havuzu oluşturabilirsiniz.

Kullanıcı ofiste fiziksel bilgisayarının başında değilken kendi sanal masaüstüne bağlanır.

VDI'nin En Büyük Avantajı Nedir?

En önemli avantajlardan biri izolasyon ve kişiselleştirme imkanıdır.

Örneğin bir yazılım geliştiricinin:

  • Özel Windows yapılandırmasına,
  • Yüksek miktarda RAM'e,
  • Belirli geliştirme araçlarına,
  • Farklı uygulama sürümlerine

ihtiyacı olabilir.

Bu kullanıcıya özel bir sanal masaüstü tahsis edilebilir.

Başka bir kullanıcı ise tamamen farklı bir masaüstü kullanabilir.

Kullanıcıların birbirinden önemli ölçüde farklı çalışma ortamlarına ihtiyacı varsa VDI oldukça güçlü bir çözüm olabilir.

VDI'nin Dezavantajı Nerede Başlıyor?

Bu esneklik ücretsiz gelmez.

Her sanal masaüstünün:

  • CPU,
  • RAM,
  • Depolama,
  • İşletim sistemi,
  • Profil,
  • Güncelleme,
  • Image yönetimi

gibi kaynaklara ihtiyacı vardır.

100 kullanıcı için oluşturulan VDI altyapısı ile 100 kullanıcının aynı Windows Server üzerinde session-based şekilde çalıştığı altyapı aynı kaynak tüketimine sahip değildir.

Microsoft'un RDS mimari dokümanında da session-based modelin daha yüksek kullanıcı yoğunluğu ve daha düşük kullanıcı başına altyapı maliyeti sunarken, kişisel VDI masaüstlerinin daha yüksek esneklik fakat daha düşük yoğunluk sağladığı belirtiliyor.

Bu nedenle VDI'nin gerçek sorusu şudur:

Kullanıcının gerçekten kendisine ait bir Windows bilgisayarına ihtiyacı var mı?

Cevap hayırsa, daha basit bir model yeterli olabilir.

DaaS Nedir?

DaaS, yani Desktop as a Service, sanal masaüstü altyapısının hizmet olarak sunulmasıdır.

VDI'daki temel fikir devam eder.

Ancak altyapının önemli bir bölümü şirketin kendi veri merkezinde değil, bir hizmet sağlayıcının veya bulut platformunun üzerinde çalışır.

Örneğin Microsoft Azure Virtual Desktop, bulut üzerinden masaüstü ve uygulama sanallaştırması sağlayan bir platformdur.

Microsoft Azure Virtual Desktop hem tam Windows masaüstü hem de RemoteApp üzerinden tekil uygulama sunmayı; ayrıca single-session ve multi-session yapılarını destekliyor.

DaaS'ın Temel Avantajı Nedir?

En önemli avantajlardan biri şirketin fiziksel altyapıya olan bağımlılığını azaltabilmesidir.

Klasik VDI'da:

Sunucular,

Hypervisor,

Storage,

yedeklilik,

kapasite

gibi altyapıların şirket tarafından yönetilmesi gerekebilir.

DaaS modelinde bu yükün bir kısmı servis sağlayıcı tarafına taşınır.

Bu nedenle özellikle hızlı ölçeklenmek isteyen kuruluşlar için çekici olabilir.

Örneğin normalde 100 çalışanınız var ancak yılın belirli dönemlerinde 200 geçici kullanıcıya ihtiyacınız oluyor.

Bulut altyapılarında kapasiteyi artırıp daha sonra tekrar azaltabilmek operasyonel açıdan avantaj sağlayabilir.

Ancak Bulut Her Zaman Daha Basit Anlamına Gelmez

“DaaS kullanırsak altyapı yönetimi tamamen biter.”

şeklinde düşünmek doğru değildir.

Şirketin hâlâ:

  • Kullanıcı kimliklerini,
  • Uygulamaları,
  • Yetkilendirmeleri,
  • Kullanıcı profillerini,
  • Network bağlantılarını,
  • Güvenlik politikalarını,
  • Bulut tüketimini

yönetmesi gerekir.

Azure Virtual Desktop örneğinde Microsoft gateway ve broker gibi bazı temel platform bileşenlerini hizmet olarak yönetebilir; ancak müşterinin session host'ları, uygulamaları ve kendi Azure kaynakları hâlâ planlama ve yönetim gerektirir.

DaaS'ın En Kritik Konularından Biri: Sürekli Maliyet

Bulut modellerinde yalnızca ilk yatırım maliyetine bakmak yanıltıcı olabilir.

Örneğin:

“Sunucu satın almıyoruz.”

ilk bakışta önemli avantajdır.

Ancak yıllar boyunca:

  • VM maliyeti,
  • Storage,
  • Trafik,
  • Backup,
  • Ek servisler,
  • Lisanslar,
  • Yönetim

gibi operasyonel giderler oluşabilir.

Bu nedenle DaaS değerlendirilirken yalnızca aylık başlangıç fiyatı değil, 3 veya 5 yıllık toplam sahip olma maliyeti hesaplanmalıdır.

Özellikle 7/24 açık kalan yüksek kapasiteli masaüstü ortamlarında bu hesap önemli hale gelir.

RDS Nedir?

RDS, Remote Desktop Services, Windows Server'ın uzaktan masaüstü ve uygulama yayınlama altyapısıdır.

Buradaki önemli fark şudur:

Her kullanıcı için ayrı bir Windows sanal makinesi oluşturmak zorunda değilsiniz.

Bir Windows Server üzerinde birden fazla kullanıcı kendi bağımsız oturumunda çalışabilir.

Örneğin:

Windows Server

Kullanıcı 1 ← Muhasebe

Kullanıcı 2 ← ERP

Kullanıcı 3 ← CRM

Kullanıcı 4 ← ERP

Kullanıcı 5 ← Raporlama

Uygulamalar aynı merkezi sunucu üzerinde çalışırken kullanıcıların oturumları birbirinden ayrılır.

Microsoft, RD Session Host'un aynı Windows Server üzerinde birden fazla kullanıcıya session-based desktop veya RemoteApp sağlayabildiğini belirtiyor.

RDS'nin Güçlü Olduğu Yer: Uygulama Yayınlama

Her kullanıcının tam bir Windows masaüstüne ihtiyacı olmayabilir.

Muhasebe çalışanının ihtiyacı yalnızca:

Logo ERP

olabilir.

Satış personelinin yalnızca:

CRM

uygulamasına ihtiyacı olabilir.

Depo çalışanının ise yalnızca:

Stok Programı

kullanması gerekebilir.

Bu durumda kullanıcılara tam bir sanal Windows bilgisayarı sağlamak gereksiz olabilir.

Uygulama merkezi Windows Server üzerinde çalışır ve yalnızca kullanıcı arayüzü uzaktaki cihaza aktarılır.

Bu mimari birçok klasik kurumsal Windows uygulamasında oldukça verimlidir.

RDS Neden Daha Az Kaynak Kullanabilir?

VDI'da örneğin 50 kullanıcı için onlarca Windows sanal makinesi çalıştırmanız gerekebilir.

Session-based RDS yapısında aynı 50 kullanıcı birkaç Windows Server üzerinde oturum açabilir.

Bu sayede işletim sistemi kaynaklarının önemli bir bölümü kullanıcılar arasında paylaşılır.

Özellikle:

  • ERP,
  • Muhasebe,
  • CRM,
  • Otel yazılımı,
  • Üretim programı,
  • Stok yönetimi,
  • Ofis uygulamaları

gibi kullanıcıların aynı yazılım setini kullandığı senaryolarda bu yaklaşım oldukça verimli olabilir.

VDI vs DaaS vs RDS: Temel Farklar

KriterVDIDaaSRDS
Kullanıcı ortamıGenellikle kişisel/pooled VMCloud-hosted desktopPaylaşımlı Windows Server session
Kullanıcı başına izolasyonÇok yüksekYüksekSession seviyesinde
Altyapı yönetimiYüksekDaha fazla servis sağlayıcıdaOrta
Kaynak tüketimiYüksekKullanıma göre değişirGenellikle daha düşük
KişiselleştirmeÇok yüksekYüksekOrta
Application PublishingMümkünMümkünÇok güçlü
Tam DesktopEvetEvetEvet
Bulut zorunlu mu?HayırGenellikle evetHayır
On-Premise kullanılabilir mi?EvetModele bağlıEvet
Çok sayıda benzer kullanıcıDaha maliyetli olabilirKullanıma bağlıGenellikle verimli
IT kontrol seviyesiYüksekModele bağlıYüksek

Burada önemli olan herhangi bir sütunda daha fazla “Evet” bulunması değildir.

Önemli olan şirketin ihtiyacına hangi mimarinin uyduğudur.

Gerçek Bir Örnek: 100 Kullanıcılı Muhasebe Şirketi

Şirketinizin 100 çalışanı olduğunu düşünelim.

Çalışanların büyük bölümü aynı üç uygulamayı kullanıyor:

  • Logo ERP
  • Microsoft Excel
  • Şirkete özel muhasebe programı

Kullanıcıların:

Kendi Windows işletim sistemini değiştirmesine,

Farklı driver kurmasına,

Özel geliştirme ortamı kullanmasına,

Kendisine ait kişisel VM'e sahip olmasına

ihtiyacı yok.

Böyle bir ortamda her çalışan için ayrı VDI oluşturmak gereksiz altyapı maliyeti ve yönetim yükü oluşturabilir.

Session-based RDS veya TSplus Remote Access gibi bir uygulama yayınlama yaklaşımı çok daha sade olabilir.

Başka Bir Örnek: 50 Yazılım Geliştirici

Şimdi senaryoyu değiştirelim.

50 yazılım geliştiriciniz var.

Her geliştirici:

  • Farklı SDK,
  • Farklı test ortamı,
  • Docker,
  • Visual Studio,
  • Özel Windows ayarları,
  • Yüksek RAM

kullanıyor.

Bazı kullanıcıların sistem üzerinde Administrator yetkilerine de ihtiyacı bulunuyor.

Bu ortamda kullanıcıların aynı Windows Server'ı paylaşması ideal olmayabilir.

Kişisel veya pooled VDI masaüstleri çok daha uygun olabilir.

Dolayısıyla RDS'nin daha ekonomik olması VDI'nin gereksiz olduğu anlamına gelmez.

DaaS Ne Zaman Daha Mantıklı?

Başka bir şirket düşünelim.

Türkiye'de 100 çalışanı var.

Ancak Avrupa'daki proje için altı aylığına 250 harici çalışanın sisteme dahil edilmesi gerekiyor.

Proje bittiğinde bu kullanıcıların tamamı sistemden çıkacak.

Şirket bunun için kalıcı veri merkezi kapasitesi satın almak istemiyor.

Bu tip değişken kullanıcı yüklerinde DaaS modeli değerlendirilebilir.

Kapasite ihtiyaca göre büyütülebilir ve proje bittikten sonra azaltılabilir.

TSplus Bu Karşılaştırmanın Neresinde?

Burada önemli bir ayrım yapmak gerekiyor.

TSplus Remote Access bir VDI veya DaaS platformu değildir.

TSplus'ın temel yaklaşımı Windows masaüstlerini ve uygulamalarını uzaktan kullanıcılara yayınlamaktır.

Bu nedenle mimari olarak birçok kullanım senaryosunda session-based application delivery / RDS yaklaşımına daha yakındır.

TSplus Remote Access'te IT yöneticisi uygulamaları yayınlayabilir, bunları kullanıcı veya gruplara atayabilir ve kullanıcıların standart RDP istemcisi, oluşturulmuş istemci veya Web Portal üzerinden bağlantı kurmasını sağlayabilir.

TSplus'ın Temel Yaklaşımı: Kullanıcıya İhtiyacı Olanı Verin

Bir kullanıcı yalnızca ERP programına ihtiyaç duyuyorsa neden tam bir Windows masaüstü sunulsun?

Örneğin muhasebe personeline:

Desktop,

Control Panel,

Server Manager,

dosya sisteminin tamamı

yerine yalnızca:

Logo ERP

yayınlanabilir.

Bu yaklaşım kullanıcı deneyimini basitleştirdiği gibi erişim kapsamının da daha kontrollü tasarlanmasına yardımcı olur.

HTML5 Web Portal Neden Önemli?

Klasik RDS ortamlarında istemci yönetimi IT departmanları için ayrı bir konu olabilir.

TSplus Remote Access'in önemli avantajlarından biri HTML5 Web Portal üzerinden bağlantı seçeneğidir.

Kullanıcı:

Chrome,

Edge,

Safari

veya desteklenen farklı bir modern tarayıcı üzerinden portala ulaşabilir.

Daha sonra yetkilendirildiği Windows masaüstü veya uygulamasını açabilir.

TSplus ayrıca standart RDP uyumlu istemcilerle de çalışabilir.

Bu özellikle:

  • Mac kullanıcıları,
  • Ev bilgisayarları,
  • Tabletler,
  • Şubeler,
  • BYOD ortamları

için erişimi sadeleştirebilir.

TSplus Kullanmak Bulut Kullanamayacağınız Anlamına Gelmez

RDS tabanlı veya session-based mimari ile “on-premise” aynı şey değildir.

Windows Server'ınızı:

şirketinizdeki fiziksel sunucuda,

VMware üzerinde,

Hyper-V üzerinde,

bir veri merkezinde,

veya uygun bir cloud VM üzerinde

çalıştırabilirsiniz.

Microsoft da klasik RDS altyapısının fiziksel veya sanal makinelerde, on-premise ya da bulut IaaS ortamlarında kurulabileceğini belirtiyor.

Dolayısıyla seçim her zaman:

Bulut veya RDS

değildir.

Örneğin TSplus Remote Access çalışan Windows Server'ınızı bir cloud sağlayıcı üzerinde de barındırabilirsiniz.

VDI Yerine Uygulama Yayınlama Ne Zaman Daha Mantıklı?

Aşağıdaki senaryo çok yaygın:

Şirketin eski fakat kritik bir Windows uygulaması var.

Program yıllardır sorunsuz çalışıyor.

Ancak artık kullanıcıların:

evden,

şubeden,

Mac'ten,

tablet üzerinden

bu programa erişmesi gerekiyor.

Şirketin iki seçeneği olabilir:

Seçenek 1

Tüm uygulamayı yeniden web tabanlı geliştirmek.

Seçenek 2

Mevcut uygulamayı merkezi sunucuda çalıştırıp uzaktan yayınlamak.

Eğer uygulamanın kendisi hâlâ iş ihtiyacını karşılıyorsa ikinci yöntem çok daha hızlı uygulanabilir.

TSplus resmi kaynaklarında da legacy Windows uygulamalarının tam VDI altyapısı kurmadan merkezi olarak yayınlanması bu kullanım senaryolarından biri olarak ele alınıyor.

Güvenlik Açısından Hangisi Daha İyi?

VDI, DaaS veya RDS kelimesinin kendisi bir güvenlik seviyesi ifade etmez.

Üç model de iyi veya kötü yapılandırılabilir.

Güvenlik açısından asıl değerlendirilmesi gerekenler:

  • Kimlik doğrulama,
  • MFA,
  • Yetkilendirme,
  • Network izolasyonu,
  • Patch yönetimi,
  • Endpoint güvenliği,
  • Loglama,
  • İnternet erişim mimarisi,
  • Yönetici hesapları

olmalıdır.

Örneğin kullanıcılara yalnızca ihtiyaç duydukları uygulamaların verilmesi saldırı yüzeyini azaltmaya yardımcı olabilir.

Ancak bu tek başına tam bir güvenlik stratejisi değildir.

Veriler Nerede Tutulacak?

Bu soru özellikle Türkiye'deki şirketler açısından önemlidir.

VDI veya RDS kendi altyapınızda çalışıyorsa verinin nerede barındırıldığını daha doğrudan kontrol edebilirsiniz.

DaaS ortamında ise:

servis sağlayıcısı,

region,

backup lokasyonu,

identity sistemi

gibi konular ayrıca değerlendirilmelidir.

Burada “bulut güvensizdir” veya “on-premise daha güvenlidir” gibi genel bir sonuca varmak doğru olmaz.

Yanlış yönetilen şirket içi sunucu, iyi yönetilen bir bulut ortamından daha riskli olabilir.

Asıl konu kontrol, mimari ve operasyon kalitesidir.

Performans Açısından Hangisi Daha İyi?

Yine tek bir cevap yok.

Performansı belirleyen faktörler arasında:

  • CPU,
  • RAM,
  • Storage latency,
  • Kullanıcı sayısı,
  • Uygulamanın kaynak tüketimi,
  • Network latency,
  • Grafik ihtiyacı,
  • Kullanıcının bulunduğu lokasyon

yer alır.

Örneğin AutoCAD kullanan bir mühendis ile basit muhasebe uygulaması kullanan bir personelin altyapı ihtiyacını aynı şekilde planlamak doğru değildir.

20, 100 ve 500 Kullanıcı İçin Aynı Model Kullanılmalı mı?

Hayır.

Örneğin 20 kişilik bir KOBİ için çok katmanlı bir VDI altyapısı gereksiz derecede karmaşık olabilir.

100 kullanıcılı bir ERP ortamında birkaç Application Server ve Load Balancing yeterli olabilir.

500 kullanıcı bulunan ve farklı kullanıcı profillerinin olduğu bir şirkette ise hibrit model daha mantıklı olabilir.

Örneğin:

400 kullanıcı ← RDS / Application Publishing

100 Power User ← VDI

Bu şekilde her kullanıcı için gereksiz maliyet oluşturmadan farklı ihtiyaçlar karşılanabilir.

Microsoft da RDS mimarilerinde session-based ve VDI modellerinin birlikte kullanılabileceği hibrit yaklaşımları destekliyor.

VDI vs DaaS vs RDS Kararı İçin 10 Soru

Karar vermeden önce IT ekibiniz şu soruları cevaplamalıdır:

  1. Kullanıcıların tam masaüstüne gerçekten ihtiyacı var mı?
  2. Yoksa yalnızca birkaç Windows uygulaması mı kullanacaklar?
  3. Kaç eşzamanlı kullanıcı olacak?
  4. Kullanıcı ortamlarının kişiselleştirilmesi gerekiyor mu?
  5. Kullanıcıların Administrator yetkisine ihtiyacı var mı?
  6. Şirket kendi sunucu altyapısını yönetmek istiyor mu?
  7. Bulut kullanım maliyeti üç yılda ne olacak?
  8. Kullanıcı sayısı sabit mi yoksa dönemsel olarak değişiyor mu?
  9. Uygulamalar Terminal Server ortamında düzgün çalışıyor mu?
  10. Veri ve altyapının nerede tutulması gerekiyor?

Bu sorulara cevap verilmeden yalnızca ürün fiyatlarına bakarak karar vermek sağlıklı değildir.

Basit Karar Tablosu

VDI seçmek daha mantıklı olabilir:

Kullanıcıların kişisel Windows ortamına ihtiyacı varsa.

Yüksek düzeyde izolasyon gerekiyorsa.

Power user ve geliştirici sayısı fazlaysa.

Özel masaüstü konfigürasyonları gerekiyorsa.

DaaS seçmek daha mantıklı olabilir:

Bulut öncelikli bir stratejiniz varsa.

Kullanıcı kapasitesi sık değişiyorsa.

Fiziksel VDI altyapısını yönetmek istemiyorsanız.

Farklı bölgelere hızlı şekilde kullanıcı eklemeniz gerekiyorsa.

RDS / Application Publishing seçmek daha mantıklı olabilir:

Kullanıcıların çoğu aynı Windows uygulamalarını kullanıyorsa.

Yüksek kullanıcı yoğunluğu istiyorsanız.

Mevcut Windows uygulamalarını merkezi olarak yayınlamak istiyorsanız.

Altyapı üzerinde daha fazla kontrol istiyorsanız.

Tam masaüstü yerine yalnızca belirli uygulamaların yayınlanması yeterliyse.

TSplus Remote Access Hangi Senaryoda Öne Çıkıyor?

TSplus özellikle şu senaryoda dikkat çekiyor:

Şirketin hali hazırda çalışan Windows uygulamaları var.

Kullanıcıların farklı lokasyonlardan bu uygulamalara erişmesi gerekiyor.

Ancak şirket:

karmaşık bir VDI altyapısı,

her kullanıcı için ayrı VM,

tam kapsamlı DaaS platformu

kurmak istemiyor.

Bu durumda daha sade bir application publishing modeli değerlendirilebilir.

TSplus Remote Access, merkezi Windows uygulamalarını veya tam masaüstünü kullanıcı ve gruplara atayarak yayınlamaya olanak sağlar.

En Büyük Hata: Teknolojiyi İhtiyaçtan Önce Seçmek

Birçok IT projesinde önce teknoloji seçiliyor.

Daha sonra kullanım senaryosu bu teknolojiye uydurulmaya çalışılıyor.

Örneğin:

“Şirketimiz VDI'ya geçecek.”

deniliyor.

Ancak sonrasında kullanıcıların %90'ının yalnızca tek bir ERP uygulamasına ihtiyacı olduğu ortaya çıkıyor.

Bu durumda her kullanıcıya sanal Windows bilgisayarı sağlamak teknik olarak mümkün olsa bile ekonomik olarak mantıklı olmayabilir.

Doğru yaklaşım tersidir:

Önce kullanıcı ihtiyacını belirleyin.

Sonra teknolojiyi seçin.

Sonuç: En İyi Model En Karmaşık Olan Değildir

VDI, DaaS ve RDS'nin üçü de modern IT altyapılarında önemli yere sahiptir.

Ancak farklı problemleri çözerler.

VDI, kişisel ve izole masaüstü ihtiyacında güçlüdür.

DaaS, sanal masaüstlerini hizmet modeliyle sunmak ve bulut esnekliğinden yararlanmak isteyen şirketler için avantajlı olabilir.

RDS, çok sayıda kullanıcının merkezi Windows uygulamalarına veya paylaşımlı masaüstlerine verimli şekilde erişmesi gereken yapılarda öne çıkar.

TSplus Remote Access ise özellikle mevcut Windows uygulamalarını kullanıcılarınıza sade, merkezi ve tarayıcı dahil farklı bağlantı yöntemleri üzerinden sunmak istediğiniz durumlarda değerlendirilebilecek bir application delivery çözümüdür.

Doğru seçim:

En yeni teknoloji

veya

en fazla özelliğe sahip platform

değildir.

Doğru seçim, şirketinizin gerçek kullanım senaryosunu en az gereksiz karmaşıklıkla karşılayan mimaridir.

TSplus Türkiye ile Mimarinizi Test Edin

Mevcut Windows uygulamalarınızı uzaktan kullanıma açmayı planlıyorsanız doğrudan büyük bir altyapı yatırımı yapmak zorunda değilsiniz.

Öncelikle küçük bir PoC ortamında:

  • Gerçek uygulamalarınızı,
  • Gerçek kullanıcılarınızı,
  • Printing ihtiyacını,
  • Eşzamanlı kullanıcı kapasitesini,
  • HTML5 bağlantısını,
  • Performansı

test edebilirsiniz.

Böylece VDI, DaaS veya session-based Remote Access mimarisinden hangisinin şirketiniz için daha uygun olduğuna gerçek verilerle karar verebilirsiniz.

TSplus Türkiye
tsplus.com.tr

Sık Sorulan Sorular

VDI ile RDS arasındaki temel fark nedir?

VDI genellikle kullanıcıya ayrı veya pooled bir sanal Windows bilgisayarı sağlarken RDS session-based yapıda bir Windows Server üzerinde birden fazla kullanıcının bağımsız oturumlarda çalışmasını sağlayabilir.

DaaS nedir?

Desktop as a Service, sanal masaüstü altyapısının bir servis sağlayıcısı üzerinden hizmet olarak sunulması modelidir. Azure Virtual Desktop bu alandaki önemli platformlardan biridir.

RDS daha mı ucuzdur?

Bazı çok kullanıcılı uygulama senaryolarında session-based altyapı daha yüksek kullanıcı yoğunluğu sağlayabilir. Ancak gerçek maliyet donanım, lisans, yönetim, uygulama ve kullanıcı profilinin gereksinimlerine göre hesaplanmalıdır.

TSplus bir VDI çözümü mü?

Hayır. TSplus Remote Access esas olarak Windows masaüstleri ve uygulamalarının uzaktan yayınlanmasına odaklanır. Uygulamalar kullanıcı veya gruplara atanabilir ve RDP uyumlu istemciler veya Web Portal üzerinden erişilebilir.

VDI yerine TSplus kullanılabilir mi?

Kullanıcıların ayrı kişisel Windows VM'lerine ihtiyacı yoksa ve amaç mevcut Windows uygulamalarını merkezi olarak yayınlamaksa TSplus gibi session-based bir yaklaşım daha sade bir alternatif olabilir. Ancak iki mimari her senaryoda birbirinin doğrudan yerine geçmez.

Azure Virtual Desktop ile TSplus aynı şey mi?

Hayır. Azure Virtual Desktop Azure üzerinde çalışan bir desktop ve application virtualization hizmetidir. TSplus Remote Access ise Windows uygulama ve masaüstlerini mevcut Windows Server altyapısı üzerinden yayınlamaya odaklanır.

Küçük işletmeler için VDI gerekli mi?

Her zaman değil. Kullanıcılar yalnızca birkaç merkezi Windows uygulamasına ihtiyaç duyuyorsa daha basit bir session-based application publishing mimarisi yeterli olabilir.

Hangi modeli seçmeden önce PoC yapılmalı mı?

Özellikle ERP, muhasebe, üretim veya özel Windows uygulamalarında evet. Uygulama uyumluluğu, kullanıcı yoğunluğu, CPU/RAM tüketimi, yazdırma ve bağlantı performansının gerçek kullanıcılarla test edilmesi daha doğru kapasite planlaması sağlar.

Bloga Dön